Raporda, 2026 yılı ilk çeyrek bilanço sezonunun Türkiye Sigorta A.Ş. ile 21 Nisan itibarıyla başladığı belirtildi. Konsolide olmayan şirketler için finansal sonuçların son gönderim tarihinin 30 Nisan 2026 olduğu, konsolide şirketlerde ise açıklama sürecinin mayıs ayının ilk yarısına kadar uzamasının beklendiği ifade edildi.
Bankacılık sektöründe ilk çeyrek finansallarının 28 Nisan’da Akbank ile birlikte açıklanmaya başlayacağı kaydedildi. Ahlatcı Yatırım Araştırma Departmanı’nın banka tarafında yalnızca Akbank’ı kapsamına aldığı, banka dışı tarafta ise sanayi, havacılık, iletişim, otomotiv, cam, enerji, perakende ve savunma sanayii sektörlerinden seçilmiş şirketlerin yer aldığı aktarıldı.
Raporda, Akbank için 2026 yılı birinci çeyreğinde net kârın bir önceki çeyreğe göre yüzde 10 artmasının beklendiği belirtildi.
Sanayi şirketlerine ilişkin değerlendirmede ise enflasyon muhasebesi uygulamasının özellikle net kar kaleminde dönemsel dalgalanmaları artırdığı ifade edildi. Buna karşın hasılat ve FAVÖK tarafında daha dengeli bir görünüm izlendiği, net kar rakamlarının ise baz etkisi ve muhasebe uygulamaları nedeniyle daha oynak bir seyir izleyebileceği vurgulandı.
Bu çerçevede, sanayi şirketlerinin performansının değerlendirilmesinde operasyonel karlılık göstergeleri ile raporlanan net kârın birlikte ele alınmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceği kaydedildi.
Raporda, sanayi şirketleri genelinde net karların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 artmasının beklendiği belirtildi. Bu artışta, önceki dönemde oluşan zayıf bazın yanı sıra operasyonel karlılıktaki toparlanmanın etkili olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, söz konusu artışın sektör geneline homojen şekilde dağılmasının beklenmediği ve şirketler arasında belirgin bir ayrışmanın öne çıkabileceği vurgulandı.
Banka dışı şirketler tarafında da yıllık bazda kârlılıkta toparlanma öngörülürken, bu iyileşmenin tüm sektörlere yayılmasının beklenmediği kaydedildi. Bazı sektörlerde zarardan kara geçişlerin dikkat çekebileceği, bazı sektörlerde ise karlılık görünümünün görece zayıf kalmaya devam edebileceği ifade edildi.
Sektörel değerlendirmede savunma sanayii ve enerji sektörlerinde karlılık görünümünün güçlü kalmasının beklendiği belirtilirken, iletişim sektöründe daha dengeli ve dayanıklı bir performans öngörüldü. Buna karşılık perakende ve otomotiv sektörlerinde zayıf talep ve maliyet baskıları nedeniyle kârlılık görünümünün sınırlı kalabileceği aktarıldı.
Havacılık sektörüne ilişkin değerlendirmede ise artan petrol fiyatları ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin operasyonel görünümü olumsuz etkilediği ifade edildi. Bu çerçevede Pegasus Hava Taşımacılığı ve TAV Havalimanları Holding tarafında kârlılık baskısının öne çıkmasının beklendiği, buna karşın Türk Hava Yolları’nın güçlü operasyonel yapısıyla sektörden pozitif ayrışabileceği belirtildi.
Raporda ayrıca çimento sektöründe operasyonel performansın güçlü seyrini sürdürmesinin beklendiği, cam ve kimyasallar sektöründe ise toparlanmanın yılın ikinci yarısında daha belirgin hale gelebileceği ifade edildi. Demir-çelik sektöründe ise operasyonel tarafta kademeli bir iyileşme öngörülürken, bu iyileşmenin net kar üzerindeki etkisinin daha gecikmeli yansıyabileceği kaydedildi.
Hibya Haber Ajansı