Bir başka WordPress sitesi

Politika ayrışımı ve fiyat istikrarı zorlukları

1.261

Fiyat İstikrarı Fonksiyonelliği… Merkez Bankacılığı uygulamalarında; fiyat istikrarı, para politikasının uzun vadeli temel amaçları olan büyüme ve istihdam için ekonomik birimlerin karar alma süreçlerinde etkili olamayacak kadar düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını ifade etmektedir. 2006 yılından bu yana Doğrudan Enflasyon Hedeflemesi rejimi kapsamında para politikasını şekillendiren TCMB, orta vadede enflasyonda %5 oranında istikrar hedeflemektedir.

 

Enflasyon Hedeflemesinde Politika Uygulamaları Nelerdir? Fiyat ve üretim gibi faktörlerde istikrar sağlanamaması yüksek enflasyon problemine neden olur. Yüksek enflasyon problemini geniş vadede çözümlemeye yönelik politikaların kesinlikle para politikası ve maliye politikası ekseninde çift taraflı olarak aynı doğrultuda uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, kontrol alanı dışında görülen enflasyon faktörlerinin merkezi ekonomi yönetimi tarafından da doğrudan ele alınabilecek fiyat yönetişimi ile istikrara kavuşturulması amaçlanmalıdır. Bunlar maliye politikasının temel alt politikaları (vergi, harcamalar, borçlanma ve diğer) kapsamında ele alınır.

 

Para politikası uygulamasında ise; Merkez Bankası, fiyat istikrarının tehlikeye girdiği dönemlerde faiz oranlarını artırabilir. Faiz artırmak sıkılaştırıcı, faiz indirmek genişleyici para politikası hamlesidir. Olağan olmayan koşullar atlatıldıktan sonra, faiz oranlarını eski haline getirmek normalleşme olarak adlandırılır. Burada önemli olan; para politikalarının enflasyon hedefini sağlamaya yönelik sıkılık derecesinde olmasının ve fiyatlar genel seviyesindeki hissedilir artışın etkilerini minimuma indirgemek doğrultusunda olmasıdır.

 

Kur Artışının Enflasyon Üzerinde Rolü Nedir? Bir ekonomi eğer dış finansman ve ithal kullanımı yoğun bir kompozisyonda ise; Kur artışının enflasyonu olumsuz etkilemesi söz konusu olabilir. Yerel para biriminin değer kaybetmesi, ithal girdi kullanımının yüksek olduğu bir ekonomide maliyetleri yukarı çekecektir. Bu da enflasyonda bozulmaya neden olacaktır. Yüksek enflasyona bağlı olarak enflasyon beklentilerinin de yükselmesi piyasa faizlerini yukarı çekecektir. Fiyat istikrarını korumak için para politikasını sıkılaştırmak bu durumda ana seçenek olarak değerlendirilecektir.

 

Ekonomide risk maliyetinin, finansal istikrar ve fiyat istikrarında bozulmaya bağlı olarak meydana gelmesi ve sürekli yükselen enflasyon beklentileri; bu ortamda faiz indirimlerinin uygulanması aşamasında eksik kalan bir modele neden olacaktır. Firmaların finansman maliyetlerini ve kredi koşullarını iyileştirme amacıyla, erken ve proaktif gevşemeler eğer fiyat istikrarını bozucu etki yaparsa hem piyasa bazlı borçlanma maliyetleri hem de kurda yükseliş meydana gelir. Söz konusu çapraz etki, firmaları hem kur hem de faiz maliyetine daha fazla katlanır hale getirebilir.

 

TUCPIY Index (Turkey CPI YOY %)  2021-11-04 06-07-36

TÜFE, dolar/lira kuru ve TCMB politika faizi karşılaştırması (2016 – 2021)… Kaynak: Bloomberg

 

Enflasyonun Ana Risk Unsurları Nelerdir? 2021 yılı yerel ve global ekonomik görünümde enflasyonun şu faktörlerden dolayı risk teşkil ettiği gözlemlenmiştir:

 

·        Küresel Emtia Fiyatları, Arz Açıkları, Enerji ve Yarı İletken Krizi (Global ve Türkiye)

·        Ekonomide Talep Döngüsü (Global ve Türkiye)

·        Kur Oynaklığının Artması (Türkiye)

·        Faiz Desteğinden Yoksun Olunması (Türkiye)

·        Ticari Kredileri Hızlandırma İsteği (Türkiye)

 

TCMB’nin Güncel Uygulamaları Nelerdir? Eylül 2021 periyoduna kadar politika faizini enflasyon üzerinde tutma ve ters dolarizasyonu destekleme olgusuyla sıkı para politikası zeminini koruyan TCMB sıkılık derecesini son 2 ayda kademeli olarak azaltmıştır. Söz konusu dönemde, iki ayrı ardışık PPK toplantısında toplamda 300 baz puanlık faiz indirimi yapılmıştır. Bu politika düzleminin enflasyon artmaya devam ederken uygulanması kapsamında yerel para bazlı sabit mevduat getirisi, enflasyonun bir hayli altında kalırken; borçlanma maliyetlerini temsil eden tahvil faizlerinin yüksek kalmaya devam ettiği görülmüştür.

 

Fed’in artan enflasyon ve iyi zeminde görülen ekonomi doğrultusunda varlık alımlarını azaltma noktasında daha hızlı davranması ihtimali görülmektedir. Kasım FOMC toplantısından sonra karar alınan varlık alımlarını azaltma hızının aylık 15 milyar dolardan daha yüksek oranlarda azaltılması, teorik olarak 2022’nin son evresinde öngörülen faiz artırım zamanlamasının da daha erkene kaymasına neden olacaktır.

 

Fiyat baskılarının devam edeceğine dair işaretler, küresel arz risklerinin devam ettiği bir ortamda yerel para aşınmasının da hızlanması durumunda enflasyon konusunda genel zorlayıcı bir duruma neden olabilecektir. Enflasyon risklerinin geçici olduğuna dair tezin gücünü yitirdiğini düşünüyoruz. Merkez Bankası’nın manşet enflasyon – çekirdek enflasyon – ticari krediler – cari denge – büyüme konseptlerinde son üç saydığımız maddenin daha fazla ağırlık artırdığını analiz ediyoruz. Bu da, enflasyon riskleri artmasına ve yerel para değer kaybı potansiyel ve ikincil etkiler açısından zorlayıcı olacak olmasına rağmen, faizlerin indirilmesinin devam ettirileceğini düşünmemize temel oluşturuyor.

 

Lira ve diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinin yılbaşından bu yana karşılaştırmalı yüzdesel değişimi (Faktör 100 ile normalleştirilmiş)… Kaynak: Bloomberg

 

Sonuç? Merkez Bankası’nın söylem ve eylem çerçevesindeki mevcut patika, para politikasındaki sıkılık derecesinin azaltılmasına yönelik beklentimize dayanak oluşturuyor. Enflasyon geçiciliği tezine bağlılık, küresel finansal koşullara yönelik olarak faiz artırımlarının önceki dönemde diğer ülkelerden erken gerçekleştirildiği yaklaşımı (diğer gelişmekte olan ülke merkez bankaları faiz artırıyor ve artırmaya devam etmeleri de bekleniyor), cari dengeye yönelik olarak iyileştirilen yönlendirmeler ve zorunlu karşılık kurallarındaki değişiklikler çerçevesinde, sınırlı alan olgusuna ve enflasyonist risklere rağmen faiz indirimlerinin devam ettirileceğini düşünüyoruz. Bu kapsamda, 300 baz puanlık büyük faiz indirimi ardından takip edecek daha düşük oranları indirimler söz konusu olabilir. Diğer taraftan, uygulanan politika zeminine dair çekincelerimiz temelinde yükselen ve volatilitesi artan bir kur, daha yüksek enflasyonun beslenmesi riski ve artan risk maliyeti gibi unsurların keskin politika dönüşümüne zorlaması risklerini belirtmek isteriz.

 

Kaynak Tera Yatırım-Enver Erkan
Hibya Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.