Bir başka WordPress sitesi

Fed: Varlık alımları bu aydan itibaren 15 milyar dolar hızında azalmaya başlıyor

13

FOMC gösterge politika faizini 0 – 0,25% aralığında tutmaya devam ederken, beklendiği gibi Covid-19’dan ekonomiyi korumayı amaçlayan ultra genişlemeci programı sona erdirmeye yönelik ilk adımını attı. Fed, aylık varlık alımlarını bu ayın sonunda ayda 15 milyar dolarlık bir hızla azaltmaya başlayacağını söylerken, enflasyondaki sıçramanın geçici olacağına dair daha az kesinlik ifade etti. Bu da, Fed’in eskiye göre enflasyon geçiciliği söylemini daha temkinli, ucu açık ve gerektiğinde tapering ivmesini hızlandırabilecek şekilde ayarladığını gösteriyor. Fed, Hazine alımlarını 10 milyar dolar ve ipoteğe dayalı menkul kıymetleri 5 milyar dolar azaltacağını belirtirken, bu şekilde bir sabit hız ile devam ederse program 8 ay içinde Haziran 2022’de sona erecek. Ancak enflasyon tedirginliği artarsa, Fed daha dik bir hızla gitmek durumunda olabilir ki, bu faiz artırım zamanı da daha erken olur demek. Normal şartlar altında, QE sona erişi demek faiz artışı demek değil. Fed açıklamasından ileri çıkan olgular;

 

·        Enflasyon yüksekliği, büyük ölçüde geçici olması beklenen faktörleri yansıtıyor. Pandemi ve ekonominin yeniden açılmasıyla ilgili arz ve talep dengesizlikleri, bazı sektörlerde önemli fiyat artışlarına katkıda bulundu.

·        Aşılarda kaydedilen ilerleme ve arz kısıtlamalarının hafifletilmesinin, ekonomik faaliyet ve istihdamda devam eden kazanımların yanı sıra enflasyondaki düşüşü desteklemesi bekleniyor.

·        Komite net varlık alımlarının hızındaki benzer indirimlerin her ay muhtemelen uygun olacağına karar verdi, ancak ekonomik görünümdeki değişiklikler tarafından garanti edilirse alımların hızını ayarlamaya hazır.

·        Ekonomi maksimum istihdama ulaşana kadar oranların sıfıra yakın tutulacağı yinelendi.

 

Burada öne çıkarmak istediğimiz olgu; Fed diyor ki, “Evet, enflasyonun halen pandemi kaynaklı geçici faktörleri yansıttığını düşünüyoruz ve uzun dönemde normale gelecek (ne zaman olduğundan emin değiliz, süre uzayabilir de)”. Diğer taraftan; “Eğer iş bizim umduğumuzdan daha ciddiye binerse, gerekli takdirde varlık alımlarını daha hızlı şekilde azaltır ve programı sonlandırırız. Bu olmazsa ekonomiye destek vermeye, likidite sağlamaya belli ölçüde devam ederiz.” Buradaki çekince de şu olabilir; istihdamdan halen emin değiliz ve artık işverenler gerek firmaların durumları (enflasyon demek maliyetlerin artması, artı arz talep uyumsuzluğundan üretimin yavaşlaması demek istihdamın da yavaşlaması demek), gerekse de hanehalklarının durumundan ötürü iş pozisyonlarını doldurmakta daha çok zorlanabilir. İşgücü piyasasının çeşitli ölçütleri pandemi öncesi seviyelerden daha zayıf kalmaya devam ediyor ve politika yapıcılar, son iki yılda muazzam bir değişim geçiren piyasayı düşünecek olursak, politika yapıcılar da halen Covid-19 öncesi dönemin şartlarını karşılaştırma ölçütü olarak kullanıp kullanmama konusunda tartışma halindeler.

 

Tapering hızı, teorik olarak 2022’in ikinci yarısında bir faiz artışını olası kılıyor. Çizilen yol Haziran’da süreç tamamlanacak gibi gösterse, tedarik zincirindeki tıkanıklıkların güçlü talebin ortasında kıtlığı tetiklemesi nedeniyle enflasyon riskleri durumu değiştirebilir. Fed’in tercih ettiği enflasyon ölçüsü Eylül’de sona eren 12 ayda %4,4 ile otuz yılın en yüksek seviyesiydi ve merkez bankasının hedefinin iki katından fazlaydı. Enflasyondaki yükseklik ve tedirginlik, daha uzun vadeli tarafı da etkileyebilir ve çıpayı bozabilir. Özellikle fiyatlamaların ikincil etkilerini hesaba katacak olursak. Fed’in tercih ettiği PCE ölçütüne göre enflasyon, 2021 yılında %4,2 olarak bekleniyor, ki bu tahmin Haziran FOMC’sinde %3,4 seviyesindeydi. Aralık’ta ek bir değişim olur mu, bakmamız gerek.

 

Fed politikasına dair daha agresif, anti-enflasyonist bir eğim beklentisi reel faizleri artırıcı bir etki yapabilir. Powell 22 Ekim’de, işgücü piyasasındaki durgunluk nedeniyle faiz oranlarını yükseltmenin “erken” olacağını söylemişti. 3 Kasım konuşmasında da faiz artırımı konusunda, bunun bugünün test konusu olmadığını söyledi. Daha net bir resim görmek istediği aşikar, çünkü henüz arz darboğazlarının etkisinden emin olacak noktada değiliz. Dahası, tapering bittiğinde Elvis binayı terk etmiş olur mu belli değil; çünkü Biden Powell’ı henüz ikinci dönemi için atamadı.

 

Bu arada ABD Hazinesi, beş yıldan fazla bir süredir üç aylık uzun vadeli borç satışında, pandemiden kurtulma harcamaları dalgasının geri çekilmesiyle azalan borçlanma ihtiyaçlarını yansıtan ilk indirimi açıkladı. Hazine, önümüzdeki hafta ihalelerde 120 milyar dolarlık uzun vadeli menkul kıymet satacağını söyledi. Bu, son üç sözde üç aylık geri ödemelerde görülen rekor seviyelerden yaklaşık 6 milyar dolar düşük. Enflasyona bağlı borç hariç olmak üzere, önümüzdeki aylarda tüm uzun vadeli menkul kıymetlerin düzenli ihalelerinde daha fazla ölçeklendirme yapılacak.

 

Ekonomistlerin gelecek dönemlere ilişkin Fed faiz beklentileri.. Kaynak: Bloomberg

 

Sonuç olarak; Fed piyasanın beklediğinden daha farklı bir adım atmadı ve faiz artırımı konusunda ortada durmayı sürdürüyor. Bu nedenle endeksler genel olarak mutlu. Öte yandan, enflasyon konusunda tedirginlik ve arz / talep uyumsuzluğunun buna katkıları çerçevesinde Fed politikayı ucu açık, gerektiğinde daha fazla hızlanacak doğrultuda tutacaktır. Bu da, daha yüksek ve kalıcı enflasyon endişesi normalleştirmeyi öne çeker demek. Reel faizler de böyle bir olguya tepki verecektir. Cuma günü istihdam verisi içerisinde ücretler ayrıntısı oldukça önemli; özellikle bundan sonra kira, ücret enflasyonu gibi etkenlere daha yoğun bakmak gerekebilir. Fed politika ile arz sorunlarını elbette çözemez ama finansal koşullar ve firma maliyetlerine ilişkin etmenler işin karmaşık, çetrefilli duruma girmesine sebebiyet verecek bir kompozisyon yaratabilir.

Kaynak Tera Yatırım-Enver Erkan
Hibya Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.